x
Marka Listesi
Sırala:
On Call
Sırala:

On Call

Diyabet, karbonhidratlar, protein ve yağ metabolizmasını ilgilendiren bir metabolizma hastalığıdır. Diyabetiklerde kan şekeri sürekli olarak yüksektir. Diyabet hastalarındaki temel metabolik bozukluk, kan yoluyla taşınan glükozun (şekerin) hücrelerin içine girememesidir.

Normal koşullarda besinlerden elde edilen veya karaciğerdeki depolardan kana salınan glükoz pankreas tarafından salgılanan insülin hormonunun yardımıyla hücre içine girer ve orada yakılarak enerjiye dönüşür. Diyabet, hücrelerin üzerindeki glükoz kapısının açılamaması durumudur. Diyabet, anahtar işlevi gören insülin hormonu yetersizliğine ve/veya insülinin etkilediği reseptörlerin bozukluğuna bağlı gelişmektedir.

Nedenlerine göre birçok diyabet tipi vardır. Ancak en sık görünenler; Tip 1 ve Tip 2 diyabet vakaları oluşturmaktadır.

Diyabete bağlı klinik bulgular vücuttaki karbonhidrat, protein ve yağ metabolizmasının bozulmasına bağlıdır. İnsülin eksikliği ve/veya insülin direnci nedeniyle hücrelere giremeyen glükoz belli bir serum düzeyini aştığında idrarla atılmaya başlar. Bu durumda sıvı atılımında artış görülür ve sık idrara çıkma durumu oluşur.

 

Vücut, poliüri ile olan sıvı kaybını karşılamak için fazla su içilir ve bu da polidipsi olarak isimlendirilir. Organizma, enerji kaynağı olarak glükozu kullanmadığından iştah artar ve diğer taraftan yedek enerji depoları olan yağlar ve proteinler yıkılmaya başlar ve bunun sonucunda iştah artmasına rağmen kilo kaybı yaşanır. Diyabetin bunun dışında varolan belirtileri; çabuk yorulma, görme zorluğu, sık deri enfeksiyonu, kadınlarda vajinal mantar enfeksiyonu gibi bulgulardır.

Gizli şeker olarak tanımlanan rahatsızlığa bakacak olursak; halk arasında gizli şeker olarak adlandırılan durum normal olan glükoz dengesi ile diyabet arasındaki metabolik durumu ifade eder. Normal değerler göz önüne alındığında açlık plazma şekerinin 110 mg/dl olması gerekir.

Fakat sorun olduğunda açlık plazma şekerinin 110 mg/dl'nin üzerinde fakat 140 mg/dl'nin altında olması bozuk glükoz toleransı olarak tanımlanmaktadır. Bunun dışında şeker yüklemesi yapılan kişilerde 2. saat sonrasındaki plazma glükoz düzeyininin 140 mg/dl'nin üzerinde fakat 200 mg/dl'nin altında olması da bozuk glükoz toleransı olarak isimlendirilir. 

Bu kişilerin gün boyu kan şekerleri normaldir ve diyabetin klasik bulguları görülmez. Bu kişilerin de yaşam düzenlerini de tekrar oluşturmaları gerekmektedir.

Diyabetikler kendi kendilerine kan şekerlerini ölçebilirler. Bu durum oldukça önemlidir. KKŞÖ ile kan şekerinin sıklıkla takip edilmesi diyabetin uzun dönemde risklerini ve komplikasyonlarını azaltır.

Kan şekerini sıklıkla takip eden hastaların, aşırı yüksek ve aşırı düşük kan şeker seviyelerinin neden olacağı tehlikeli durumlara karşı derhal önlem almasını sağlar. Kendi kendine kan şekeri ölçümü yöntemi, diyabet tedavisinin iyi gidip gitmediğini gösteren bir durumdur.

Ölçüm için kullanılacak olan On Call Redi Cihazı; hassas ölçüm yapar, 1 µL kan örneği ile ölçüm olanağı sunar, el ayası ve ön koldan alternatif ölçüm olanağı sunar ve güvenilir, kolaydır.

On Call Redi Cihazı; laboratuar sonuçları kadar doğru ölçüm, daha iyi kontrol için kolay ve doğru ölçüm, hafızada kayıtlı 100 test sonucunu görme olanağı, hızlı ve güvenilir ölçüm, kod çipi ile kolay kodlama olanağı, 10 saniyede sonuç ve sonucun kolay okunabildiği geniş LCD ekran imkanına sahiptir.

Devamını Göster

Yukarı Çık
T-Soft® e-ticaret sistemleriyle hazırlanmıştır.